![]() ![]() Nivîsevan / Yazan: Bedirxan DILŞA Demjmêr / Tarih: 24.07.2010 17:45:52 - Bersivek bo / Yanıtlanan mesaj: Keyfi Tutuklamalara Son Verilsin Mehmet PEKTAŞ Bir Önce Serbest Bırakılsın! - Mizgîn ![]() ROHELAT/20.07.2010 -Bizler biliyoruz ki Allah’ın her bir yaratmasında birçok hikmet vardır. Allah-u Teala’nın bütün bu yaratmalarında –haşa- ne bir boşluk vardır, ne bir tesadüfilik vardır ve ne de amaçsızlık vardır. Hayrı da yaratan O’dur. Şerri de yaratan O’dur. Merhametlilerin merhametlisi O’dur ve kullarına kaldıramayacakları yükü yüklemeyen O’dur. Bugün bizlerin, 10 Mayıs olayına da bu inancın perspektifinden bakmamız gerekiyor. Eğer bu 10 Mayıs olayları yaşanmasaydı ve hele hele 13 Mayıs’taki hukuksuz tutuklanmalar olmasaydı, herhalde TOPLUM-DER Camiası böylesine yoğun bir çalışma temposunu ortaya koymayacaktı ve camia olarak böylesine yapıcı ve kazandırıcı bir silkelenmeyi yaşamayacaktı. Mizgîn Dergisi 13 Mayıs’a yönelik tepkisini oldukça anlamlı bir şekilde ortaya koymuştur. Mizgîn Dergisi kapağında Muhammed Hoca’ya yer vererek Kürt Coğrafyası’ndaki ve Türkiye’deki bütün onurlu insanların Muhammed Hoca’nın etrafında kenetlenmeleri ve her şeyleri ile Muhammed Hoca’ya sahip çıkmaları gerektiği mesajını çok net ve çok güzel bir şekilde vermiştir. Bu saatten sonra bu 10 Mayıs Operasyonları’nı kimlerin organize ettiği noktası artık kimsenin umurunda değil. Bu saatten sonra Kürt Coğrafyası’nın –İslami çevreleri başta olmak üzere – bütün duyarlı kesimlerinin, bu tarihi süreci doğru değerlendirmeleri / bu tarihi süreci doğru işlemeleri gerekiyor. Bugün Kürt Coğrafyasının genelinde ama özellikle – haklı olarak- TOPLUM-DER Camiası’nda çok büyük bir öfke var. Yapılması gereken nedir? Yapılması gereken bu haklı öfkenin gücünü şuan içinde bulunulan sürecin kazanılmasına yönelik doğru kullanmaktır. İçinde bulunulan tarihi sürecin hem doğru değerlendirilmesine hem de kazanılmasına yönelik olarak yapılması gereken ise doğru bir eylem konseptinin belirlenmesidir. Doğru bir eylem konsepti çerçevesinde yapılacak olan bu çalışmaları Amed’den başlayarak bütün Kürt Coğrafyasına ve Türkiye’nin bir çok metropol şehrine dalga dalga taşımak en öncelikli görev olmalıdır. Evet, yazın sıcaklığını önümüzdeki sonbahara da taşımak lazımdır. Muhammed Hoca’mızın (Mehmet PEKTAŞ) yaşadığı bu mağduriyeti bütün Kürdistan’a ve bütün Türkiye’ye götürmek lazım/anlatmak lazım. Sadece TOPLUM-DER Camiası tarafından değil Kürt Coğrafyasındaki onurlu ve duyarlı bütün kesimler tarafından da sevilen ve oldukça önemli bir şahsiyet olan Muhammed Hoca (Mehmet PEKTAŞ) 9 Mayıs’a kadar kendi evinde mütevazi yaşamıyla normal bir hayat sürdürürken şimdi ise milyonların tanıdığı, milyonların merak ettiği ve yine milyonların düşüncesini anlamaya çalıştığı başlı başına önemli bir siyasal fenomen haline geliyor. Evet, çok daha iyi oluyor. Bütün güzellikler Allah’tandır. O’na hamd olsun. Muhammed Hocamız 13 Mayıs günü Diyarbakır adliyesinde iken bu operasyonları kast ederek: “Bütün bu olanlar, bizi daha da meşhur edecek.” diyerek adeta bu tarihi sürece işaret etmişti. Hani Müslümanların üzülmesinden çekinmesem neredeyse: “İyi ki bu operasyonlar oldu ve iyi ki Muhammed Hocamız böyle hukuksuz bir şekilde tutuklandı.” diyesim geliyor. Bilinen gerçeklik şu; bu topraklar, mazlumları, mağdurları seviyor ve yeri geldiğinde çok iyi de sahip çıkıyor. Öyleyse burada ivedilikle yapılması gereken Muhammed Hoca’mızı toplumun bütün kesimleriyle ama özellikle de (liseli ve üniversiteli) gençlik ile buluşturmaktır. Önümüzdeki sonbaharın başından itibaren yapılması gereken en öncelikli çalışmanın bu olduğu kanaatindeyim. Burada Müslümanlara düşen, Muhammed Hoca’nın tutuklu geçirdiği her günü birer eylem gününe dönüştürebilmektir. 10 Mayıs operasyonları olmasa ve yine 13 Mayıs’taki hukuksuz tutuklama olayı olmasa; yani, o gün savcı herkes gibi Muhammed Hoca’yı da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraksaydı, bu kadar hayırlı ve bu kadar yoğun bir çalışma gündemi ortaya çıkar mıydı? Elbette ki hayır. Ne diyelim? Basiret bağlanması dedikleri kör olmak hali tam da bu olsa gerek. Muhammed Hoca içeride kaldığı müddetçe bu tarihi süreç O’nun lehine akmaya devam edecek ve bu güzel durum her geçen gün daha da büyüyecektir. “Hani o inkâr edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar, bu tuzağı tasarlıyorlarken Allah da onlara tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.”( Enfal, 30 ) Bedirxan DILŞA 20.07.2010 Bersivan / Yanıtlar : E-mail: serbestiyakurdistan@hotmail.com |