Serbestî, mafê herî bingehîn ê mirovî ye, lê kurd jê bêpar e.


[ Bersivek Binivîse | Yanıt Yazınız ]  [ Forum ]  [ Nivîsên Nuh | Yeni Yazılar ]

Kürt maluliyeti..

Nivîsevan / Yazan: Kenan Fani Doğan  
Demjmêr / Tarih: 24.01.2014  02:24:50




Esad buzağılarının "Cizire Kanton Yönetimi" adına ettikleri yemin aynen böyle;

"Büyük Tanrı adına yemin ediyorum ki; toplumsal sözleşmeye ve onun kanunlarına saygı duyacağım. Özgürlüğü ve halkın çıkarlarını savunacağım. Demokratik Özerk Yönetimi, bölge güvenliğini, özgürlüğünü ve özsavunma hakkını savunacağım. Demokratik ulusa olan inancımla, toplumsal hukuku uygulamak için mücadele edeceğim."

*

Toplumsal sözleşme anayasa demektir, her anayasa bir toplumsal sözleşmedir.
1- Faşist rejimin anayasasına bağlı kalacaklarına yemin ediyorlar.
2- Kürt olduklarını inkar ve kürt ulusuyla toplumsal sözleşme yapmayı red ediyorlar. Zira her millet kendi toplumsal sözleşmesini oluşturur ve bu temelde örgütlenir.
3- Demokratik ulus derken kendilerini arapların bir parçası sayıyorlar.
4- Suriye rejiminin faşist hukukunu esas aldıklarını beyan ve itiraf ediyorlar.
5- Kürtlerin temsil hakkını faşist Suriye yönetimine bırakıyorlar.

Ve tüm bunları "kürt" olarak yapıyorlar...

Son bir kaç gündür kürtlerin Cenevre görüşmelerine davet edilmediğini bir çok siyasetçi dillendirdi. "Kürtlerin davet edilmediği" bir yanıyla doğru ama tümüyle doğru değil. PYD kürtlerin temsil hakkını faşist Suriye rejimine devrettiği için artık faşist yapılanmanın basit bir yan oluşumu sayılıyor, daha açık deyimle PYD ve komiteleri Esad rejiminin kapı kulu olarak kabul ediliyor. Şam faşistlerince temsil edildiklerini ve Cenevre'ye gelmelerine gerek olmadığını "Cizire Kanton Yönetimi"nin ilanı ve yukarıya aktardığım bağlılık yeminiyle zaten kendileri deklare etmişlerdi. Bunun adı; 'bizi davet etmeyin, etseniz de gelmeyiz'dir.

Ne büyük sadakat..! Değilmi?

Öcalan'ın şerikleri aracılığıyla kürtlere dayattığı şudur; Kürtler kendilerini temsil edemezler ve etmemelidirler, şayet kürtlerden bahsolunacaksa Lozan'da İnönü faşisti, Cenevre'de Şam faşistleri gibi soykırımcı faşitlerle birlikte anılmalı ve onlarca temsil edilmelidirler. Bunun bir diğer adı kürtleri ulusalararası platformlardan tümüyle kazımaktır.

*

İnönü, Mustafa Kemal, Saddam, Esad ve ayetullah taifesini birbirleriyle kıyaslayamazsınız. Her birinin katliamcılığı, soykırımcılığı ötekine nisbet atar niteliktedir. Kürtlere tavsiyemdir; kıyasa kafa yormak yerine bu katliamcılık türlerinin hepsiyle şerik ve hepsinin hizmetine girmiş "kürt örgütünü ve liderini" hatırlamaya çalışınız..

*

Bir Ukrayna sovyetçisinin Ukrayna'yı Rusya'nın bir parçası gördüğü gibi bizim sovyetçilerimiz de Kürdistan'ı Türkiye'nin, Irak'ın yada Suriye'nin bir parçası olarak görürler. Hoş biz bu baylardan BAAS rejimlerinin "ilerici ve antikapitalist, o ölçekte devrimci", buna karşılık Kürdistan diyenlerin burjuva milliyetçisi ve emperyalizmin uşağı olduğuna dair az tekerleme dinlemedik. Şimdi sovyetlerin yerinde yeller estiği için bizimkiler sovyetçilik yapamazken hala türkiyeci kesilebiliyorlar.

Vallahi Putin ayıp etmiş. Hiç değilse Kemal Burkay'ı ve PPK'nin sovyetçilerini davet etmeliydi. Kürsüye çıkıp hangisin daha sovyetçi olduğuna dair yemin kasem münakaşa etmeleri bir hoş olurdu hani.

Hatayı dışarda ve düşmanlarınızın çokluğunda aramayın. Kürtlerin geleceği bunlarca heba edildi ve heba edenler hala utanmadan siyaset yapma imkanı buluyorlarsa kürtler kendi partilerine ve liderlerine dönüp yeniden bakmalıdırlar. Sizler bugün size kılavuzluk edenlerin sizi getirdiği yerdesiniz.

Misalen, Kemal Burkay hala Türkiyeci. CHP ve TKP ile ulusal demokratik cephe kuruyordu. Hangi ulusun cephesi acaba?

1975 yenilgisini müteakiben de Saddam'a övgü diziyor, İran ve Irak tarafından kıstırılmak istenen Mela Barzani ve KDP için emperyalizmin uşağı diyordu. Birden çok sömürgeci devlet kürtlere soykırım reva görürken kürtleri savunmak yerine aşağılıyor, soykırımcıları övüyordu. Hatıralarına bunu yazması gerekirdi, yazmak yerine etrafında ne kadar yiğit kürt evladı varsa açıkça ihbar ederek hepsini suçladı ve sütten çıkmış kaşık gibi Egemen Bağış ve Ertuğrul Günay'ın iltifatlarına mazhar oldu. Umarım bunu da hatıralarının üçüncü cildinde yazmayı akıl eder.

Aksi iddia edilmesine rağmen kürtler sömürgeciliği tümüyle reddedip işgalci devletlere başkaldırmayı solculardan öğrenmediler. Solcuların kürt siyasetine egemen olduklari döneme kadar sayısız halk ayaklanmaları var. Bu ayaklanmaların istisnasız her birinde onbinlerce insanın kadın, çocuk, yaşlı dahil olmak üzere kitlesel katliamı var. Kürt önderleri bugün olduğu gibi türk bayrağı önünde bakanlarla tokalaştırılıp resimleri türk medyasınca propaganda objesi olarak servis edilmiyor, önceden kararlaştırılmış mahkumiyetlerle doğruca darağaçlarına yollanıyorlardı. Sol düşünce Kürdistan'da mevzi kazanıncaya kadar kürt siyasasının ve kitlelerinin konumu budur. Bu dönemden sonra ortaya çıkan solculuk kürtleri esir edildikleri devletlerin bünyesine raptetmek dışında bir pratik sergileyemedi, nesnel olarak kürtleri direnmeden alıkoyup başeğme pozisyonuna icbar etme rolü üstlendi. Kürt sol örgütlerinin (birçok kürt solcusunun bireysel tavrı dışında) kürtlerin devşirilmesine ve sömürgeci devletlerin bir bileşeni olmasına su taşıdıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Başkaldırı dönemi sonrası zuhreden dindar hareketler de farklı değildir. Kürt sağı ise henüz yeni yeni oluşuyor ve örgütlülüğü yok.

Yukardaki belirlemeleri abartılı bulanlar kürtlerin yüzleşmekte olduğu sonuca bakmalıdırlar. Salt kuzeyde değil doğuda ve güneyde de sol partilerin durumu pek farklı değil. Diyelimki Goran hareketi yenidir, Yekiti ve Komela farklı değillerdi. Sol örgütlerin bir kaç örgüt dışında hepsi bu tanıma giriyor. Lenin bir yandan ulusların kendi kaderini tayin hakkı derken öte yandan birliği savunmayı ezilen ulus devrimcilerinin baş görevi olarak belirliyor ve Çarlık Rusya'sının sınırlarını değiştirmeyi bırakınız daha katı denetimle koruyordu. Kimin ne söylediği değil ne yaptığı önemli. Türk devleti varlığını Lenin'e borçludur, sovyet-türk ittifakında kürtlerin esamesi dahi okunmaz.

Kürtler batıyla, jakobenlerle, komünistlerle aydınlanıp ulusal mücadele başlatmadılar. Celali aykalanmaları denen topyekun ayaklanma dönemi 1750'li yılllara kadar aralıksız 250 yıl sürmüştür. Bu dönemde ne Fransız devrimi, ne Bismarck ne de Lenin henüz ortaya çıkmamışlardı.

*

Önümüzde Türkiye ve Suriye'de toplumsal ölçekte devam eden şiddetli siyasi çalkantılar ve de savaş hali var. Sadece kürt dindarları değil kürt solu da Gezi ve Suriye konusunda hataya düştü, AKP iktidarına haklı bir karşı koyuş sergileyenlere karşıt tavır aldılar ve bu tavır onları objektif olarak hükümetin yedeği haline getirdi. Düşünce maluliyeti adeta her cenahtan kürtleri kuşatmış durumda. Kürt siyasetçileri Gezi karşıtlıklarını "hakkı teslim edersek kemalistlerin müttefiki oluruz" gibi saçma ve güdük bir anlayışa dayandırdılar. Oysa kemalistlere mütteffik olunmadan da bir karşı çıkışın haklı noktalarını netleştirmek ve bu manada hakkı teslim etmek mümkündü. Bunu yapamayanlar daha dün çocuklarımızı katleden zır kemalist bir iktidarın dayanağı haline düştüklerini kestiremediler. Dahası, kürtlere doğası gereği açık hatta yakın bir direnişçiliği kemalistlerin, ergenekoncuların hatta MHP'nin kucağına iterek kürtlerden zorla uzaklaştırdılar. Dindarlarımızın yaptığı ise kürt solcularının Gezi ve AKP iktidarına ilişkin tutumunu Suriye sorununda tersinden okumaktan ibaretti. Bu hata salt kürt dindarlarına ait değildir. AKP ve müttefikleri üzerinden Güney yönetimi de aynı açmaza düştü. Ben tüm bunları Erdoğan Suriye sorununda popülerken ve de batı radikal islama silah dahil her türlü yardımda bulunurken hatta Irak-Ürdün-Suriye-Türkiye-Güney Kürdistan bazında sünni kuşak oluşturmayı tasarlarken söyledim. Fazla zaman geçmedi, Suriye'de kafakesici ilkelliğini ayyuka çıkaran radikal islam nedeniyle dünyanın tavrı tersine döndü.

Sosyal yada siyasal sorunlara salt ideolojik açıdan bakmak at gözlüğüyle bakmak gibi bir körlüğü davet eder. Soruna hukuki ve insani cephelerden bakmak, geleceğe etkilerini bu zaviyeden hesaplamak gerekir. Kürtlerin her soruna etkisine girdiği ideoloji açısından bakmak gibi bir hastalığı var. İdeolojilerin her koşul altında insana olumlu hizmet vereceğini düşünenler yanılır. İnsani yaklaşımı ihmal eden insanlığı herkesten önce kendinden esirgemiş olur. Kürtler insani desteğe en çok ihtiyaç duyan, hukuku en çok çiğnenen halktır, insanlık umdelerini öne çıkarmak yerine zoraki kanıksatılmış dinci yada sekuler ezbere kurban edilmek istenmesi karşısında susmamak gerekir. Kürtlerin aydınları ve siyasetçileri bu nedenle çok büyük vebal altındadırlar.

Şimdi kürtlere müttefik olarak sadece Kürkçü ve Önder gibi etrafında bir tek muhalif tutamayan devlet beslemesi kelaynaklar ve işgalci devletler düğmelerine bastığında Hewler'de intihar saldırıları düzenleyen gelişmemiş insan türleri kaldı. Bunlar ne kadar insansa, ne kadar müttefik sayılacaksa kürtler o kadar dosta sahip. Hadi bakalım kendinize zından inşasına devam edin, sonra nasıl tırmanacağınızı hesaplamadan etrafınıza ördüğünüz duvarı yükseltin. İdeolojik yanılgıyla düştüğünüz kuyuya sizin düşmenizi bekleyenlerin ip uzatacağını sanıyorsanız kuyu çok derin ve o uzunlukta ipi kürtlere uzatmıyorlar. Kendi ipinizi kendiniz örün ve Allah'ın ipine sarılır gibi sarılın. Dindarlıkta, devrimcilikte sizin kendinizde, ithale kalkışmayın pamuk ipliğine muhtaç kalırsınız, zaten kalmışsınız bile. Size açıkça düşmanlık besleyenleri dost sayma yanılgısı bir yana bu yanılgıyı millete kanıksatmanın çok ağır bedeli olur. Petrolunuzun çıkışı, temel tüketim mallarının girişi Türkiye'nin inisiyatifine terkedilmiş durumda, yani nefes borunuz, soluk alıp vermeniz bile Türkiye ve AKP iktidarının kontrolunda. Ciğeri kediye teslim edenin, zenginliğini işgalcisinin kasasına kilitlemeye kalkışanın hali ne olur sorusuna kendi soykırımlarınız kadar 1915 soykırımında cevap bulursunuz. Sömürgecilik yağmacılıktır, soykırımlar bile yağma ve talan amaçlıdır. Yeryüzü soykırımcılığının olduğu kadar yağmacılığın ve talanın en bilinen hatta bunlarla özdeşleşen devletiyle dost olanın, mülkünü, ekonomisini teslim etmekle kalmayıp geleceğini talancılara emanet edenin vay haline.

Ancak nazilerle kıyas kabul eden Suriye rejimiyle dost ve BAAS'a payanda olanların iki sefer vay haline. Tüm bunlara bakıp kürtler pratikte birbirlerini boğmaya programlı dememek için hiçbir neden yok. Biri aymazlığıyla ABD ve müttefiklerinin bizzat kendisine hibe ettiği kendi iktidarını boğuyor, öteki zaten her türden işgalcinin hizmetinde kürtlük adına hangi kazanım varsa boğmaya programlı. Kürtler bu anlayışla nereye varacaklar diye soran sorgulayan çok az insan var.

Ya sınırlar kapatılır mal girmezse, ya İran statüko dağılmasın diye sizin pompaladığınızın iki katı petrol pompalarsa, ya yarın Suriye, Irak, İran şii paktı biz yanarsak sen daha çok yanarsın diyerek bu işe dünden gönüllü Türkiye ile sömürgeci uzlaşıyı pekiştirirse haliniz ne olur hiç düşündünüzmü?

Şayet düşünmedinizse düşünmeye başlayın, çünkü yarın zamanınız olmayacak.



cebaxcor.blogspot




SERBESTÎ


Bersivan / Yanıtlar :
  • t3rlt5we - Charlestem - 20.07.2017 - 07:40:34
  • cmzel5uv - BennybaX - 20.07.2017 - 04:07:49
  • 5asdym7p - Charlestem - 16.07.2017 - 16:36:25
  • cj4ehx5b - BennybaX - 16.07.2017 - 13:19:46
  • doilsb93 - Charlestem - 17.06.2017 - 07:22:42
  • 7hn5v9pi - AlfredBus - 07.03.2017 - 19:59:17
  • spn1c3du - KennethVed - 01.03.2017 - 09:31:17
  • 1qydtzw3 - Charlestem - 27.02.2017 - 20:27:52
  • 0aev509l - Michaelpoems - 22.01.2017 - 17:23:07
  • cn5d5k8g - TracyCak - 22.01.2017 - 00:13:10
  • i079m63a - KennethVed - 18.01.2017 - 10:28:44
  • or1yx8np - Aaronded - 04.01.2017 - 01:57:45
  • eczp4gv2 - Michaelpoems - 31.12.2016 - 03:18:19
  • vhjqqq4s - KennethVed - 29.12.2016 - 11:33:40
  • x4hi9r5i - asdemeglgii - 17.12.2016 - 10:39:08
  • cxj1uz8q - asdem2j3a4y - 10.12.2016 - 10:58:31
  • wgttz8yb - asdemyhbx0l - 06.12.2016 - 07:25:35
  • q68gujqt - asdemi3rtds - 02.12.2016 - 07:19:15
  • mrqlbeu3 - asdemgtnxzg - 30.11.2016 - 19:59:56
  • rrl5muk8 - asdema57tvm - 26.11.2016 - 02:14:09
  • ppk00rcz - asdem8cumer - 24.11.2016 - 19:35:11
  • 4t1j6uyd - asdemj69oj2 - 10.11.2016 - 09:24:33
  • 3kqxz54j - asdembsxpw2 - 08.11.2016 - 10:18:43
  • tkdxns9x - asdemzdfk0g - 30.10.2016 - 12:44:37
  • ngj4lzqm - asdem1yj702 - 29.10.2016 - 13:13:55
  • 1pw1phy1 - asdem40gzps - 25.10.2016 - 10:05:18
  • u8vqf8w5 - asdemsjjdn5 - 19.10.2016 - 01:05:41
  • 2b36k607 - asdemd3ak0m - 10.10.2016 - 02:50:15
  • zgnaxuuf - asdemelkcmw - 04.10.2016 - 00:31:15
  • e2m0uuxl - asdemq8y4rj - 26.09.2016 - 18:02:09
  • b623xaxh - asdemm92ere - 13.09.2016 - 08:47:21
  • o1ocxso1 - asdemirbz5j - 13.09.2016 - 07:46:40
  • 774s16hi - asdemc7leia - 27.08.2016 - 20:41:53
  • htkvysfr - asdem4uedrd - 26.08.2016 - 16:45:31
  • c5bnuaqx - asdemvvlu9c - 31.07.2016 - 08:44:13
  • lz47qi4r - asdem1tko4i - 29.07.2016 - 19:02:50
  • gdzlxkfp - asdemjbknov - 23.07.2016 - 19:07:50
  • vlgofeip - asdemfmuha5 - 22.07.2016 - 08:46:20
  • 4wiw5dbl - asdemne2scj - 19.07.2016 - 20:23:45
  • 7k9sv52n - asdemh6femh - 19.07.2016 - 05:26:30
  • nkzvfu3k - asdeme9pmrj - 14.07.2016 - 03:50:40
  • 9jvo7mds - asdemg7r2tv - 13.07.2016 - 19:25:27
  • 667aw2hg - asdemsav3b4 - 14.06.2016 - 21:22:16
  • rlq0mbmh - asdemtmge4a - 13.06.2016 - 21:06:44
  • 1frpya5a - asdempx3z9l - 10.06.2016 - 11:17:55

[ Bersivek Binivîse | Yanıt Yazınız ]  [ Forum ]  [ Nivîsên Nuh | Yeni Yazılar ]


Serbesti Web / 2003 - 2013
E-mail: serbestiyakurdistan@hotmail.com