Serbestî, mafê herî bingehîn ê mirovî ye, lê kurd jê bêpar e.


[ Bersivek Binivîse | Yanıt Yazınız ]  [ Forum ]  [ Nivîsên Nuh | Yeni Yazılar ]

PKK, ERGENEKON, AKP "veya, 10. Kurşun"

Nivîsevan / Yazan: Yiğit Doğan  
Demjmêr / Tarih: 14.01.2014  14:20:12



PKK, ERGENEKON, AKP
“veya, 10. Kurşun…”







Türkiye’de iktidarın gelişmelere karşı sergilediği anti-demokratik söz ve uygulamaları izliyoruz. Dünya artık Esed’in değil Erdoğan’ın bekasını tartışıyor. Suriye’deki muhalif yardım kuruluşları, Türkiye’yi radikal İslamcıları silahlandırdığı için AİHM’e dava etme hazırlığında. Gülen cemaati, Türk devletine sızmış zeki, güçlü ve kökleşmiş bir İrani grubun Türkiye’yi ustaca yönettiğini iddia ediyor.

Açıktır ki PKK, kendi deyimleriyle “devletleşmiş AKP’nin” silahlı taşeron gücü olmaya devam ediyor (Cemaat karşıtlığı, yaşanan olayların aslını Kurdistanlılara ilan etmemek, KCK’nin Türkiye’yi savunmak aşkına Ermeni ve Rumlara yönelik insanlık suçu örneği demeçleri, Robozik’te mahkemenin takipsizlik kararına karşı bir şey yapılmaması, vs).

PKK elbette Türkiye’deki güçlere dayanacaktır, Türkiye’yi onarmaya çalışacak, ikinci “kurtuluş savaşına” o da desteğini sunacaktır. Bırakınız yoluna devam etsin. PKK, devlet/AKP üzerinden Ergenekonla “resmen ve ilanen müttefiktir” artık. Hangi Kurdistanlı PKK/BDP/HDP’nin kuzeyi temsil ettiğini öne sürebilir? Kimi temsil ediyor, kimin için çırpınıyor?

Türkiye, içine kapanıyor ve kapandıkça baskı ve tedirginlik artıyor. İnternet erişim serbestliğinden, ifade özgürlüğüne kadar birçok yasak için an kolluyor.

Yaşanan rüşvet skandalını bir darbe aracı olarak kullanmaya çalışan hükümet, bize “kendilerini örnek alma özendiriciliği” imkanını sunmuyor. Sorunları çözüş tarzlarının nefret içermesi de bizi cezp etmiyor, ayrıca bunlar umurlarında da değil! Bu süreç “ikinci cumhuriyet” yolunun patikaları ise eğer, yolun sonu Kurdistanlılar için ağır kayıplara çıkacaktır. (Bakınız “birinci cumhuriyet”)

Salt kibir Türklerin bilincini yönlendiren yegane gerçekliktir. Öcalan ve PKK/KCK/BDP’nin kibri de bu kaynaktan beslenmektedir. Bu kibir, Türk devlet aklının AKP’yi örgütlemesiyle yeni bir rotaya girdi.

“Bu ateşe benzin taşımayacağız.” diyen Öcalan’ın kastetiği ateşe biraz yaklaşalım;

Devlet aklı sekiz yıl önce cemaatleri AKP’nin liderliğine biat etmeye zorladı. Kimileri parçalanırken, kimileri kendilerini korumak için mevzilendi ve ardından kabuğuna çekildi, kimisi ise tasını tarağını toplayıp Türkiye’yi terk etti. İçlerinde en zengini, hırslısı, sınır tanımayanı, cesuru, devlette sarmaşıklanmışı ve özerki Gülen cemaatiydi. AKP cemaatin ciddi sorumluluklarını almış bir müridini devşirdi. Cemaatin her şeyine vakıf olan bu müride karşı cemaat kendini korumaya aldı. Bu çatışmaları izleyen Zekeriya Öz rüşvet operasyonunu 17 Aralıkta başlatınca yaşanan kıyamet veya lale devri gün yüzüne çıktı.

Hayrettin hocanın İran’dan alınacak rüşvetin gönül rahatlığıyla yenmesi için “helal fetvası” vermesiyle günahlarından arınan hükümet, savcı Zekeriya Öz’ün takibiyle deşifre edildi. Rüşvet operasyonunun ardından hükümet “Neyle yapıldı Marmaray, nasıl yapılacak 3. Köprü?” diye açık bir dille Türkiye’nin İran parası olmadan çökeceğini ifade etti. 60 milyar dolara tırmanan cari açık, öz denetimlerinden yoksun olmayı mecburi bir çöküş sürecinin hızının işaretidir. Bakalım uluslar arası finans ne zaman müdahale edecek!

“Türkiye nasıl bir halde ki, dünya tarafından lanetlenmiş ve gözetlenen bir paraya ihtiyaç duyuyor?” sorusu hala yanıtsızdır. Kurdistanlı süreçten “Ülkemiz Kurdistan için ne koparabilirsek kardır!” demelidir.

Emeksiz, maliyetsiz sırf transferden yıllık 87 milyar Euro’luk (ayrıca, yenen rüşvet bu miktarın %3-4’ü kadarmış) net kazanca sahip Türkiye sadece İran’dan Halkbank aracılığıyla akan bu gelirden olmakla kalmadı; sıcak paradan borsaya dek elindekini avucundakini de kaybetmeye başladı.

Suriye’ye giden şüpheli tırlardan biri deşifre edildi ve uygar dünya bunu da not etti. Bakanın “Tır Türkmenlere gönderildi.” ifadesi, Suriye’deki Türkmenlerin yetkilisi tarafından “Tırla ilgimiz yok!” açıklamasıyla anında yalanlandı ve Türkiye’nin tutunacak dalı kalmadı. Tırı aramak isteyen savcı MİT mensuplarının elinden canını zor kurtardığını söylemiş. Kendi savcılarını ulu orta silahla kovalayan bu insanların Kurdistanlılara yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır.

Hangi aklı başında Kurdistanlı Türklerin son dönemlerini de olumlu bulabilir. Yeni Osmanlıcı emperyal hevesli Türkler şeriatçı teröristleri barındırdı kayırdı; Mısır’a, Suriye’ye kadar sayısız kez tepe taklak oldu. Bir tek planları, öngörüleri gerçekleşmedi. “Ortadoğu ve dünyada bizden habersiz yaprak kımıldamayacak!” diyecek kadar kendilerinden geçtiler. Bu havaların emrine amade olan kesim PKK oldu. PKK, doğası gereği olarak devlet/AKP’nin tarafını tutuyor. 2013 Newroz’unda okunan devletin metni tam da bu kibrin şahlanışıydı. Bu ruh halinin varlığı hala Öcalan/PKK/BDP/HDP’nin cemaate karşı AKP’ye yamanmasından izlenebilir.

Lise ve üniversitelerdeki cemaat kadroları yetkisizleştirilmedikçe, pasifleştirilmedikçe havanda su dövecektir ve aslında bu hamleyi yapmadığı sürece asıl hedefinin cemaat olmadığı anlamına gelecektir.

Sayıları artırılan İmam Hatip Liseleri, AKP’nin güdümünde çalışacak yeni cemaatin oluşturulması, SODES projeleriyle beslenen İlim Yayma Cemiyetleri, dernekler ve vakıflar, vakıf üniversiteleri, cemaate alternatif eğitim birimlerinin yapılandırması, dersane ve dahası özel yurtların dahi kapatılmak istenmesi, binlerce yurt açılması cemaatin işinin zor olduğunun işaretlerini veriyor. Yine de kime ne olacağını kimse bilemez.

Eğer hükümeti yaklaşan bir darbeye karşı uyarma gayeleri yoksa, kimi Türk aydınlarının orduyu hiyerarşiyi de beklemeden yani “27 mayıs tipi” darbeye teşvik etmeleri, yol göstermeleri, bunun meşruiyetini kanıtlamaya ve sınıfsal destekleyicilerini hizaya çağırmaları revaçta. AKP’nin darbeye destek vermesinler diye Ergenekon tutuklularını oyalayarak darbe cephesini zayıflatmaya çalışması da işe yaramayabilir. Aynı oyalamayı KCK tutukluları için de bekleyemez miyiz?

Geçenlerde “Milli orduya kumpas yapıldı” şeklinde bir ifade kullanıldı. Muvazzaflara “darbe yapın”, Silivri tutuklularına “isyan çıkarın” çağrısı niteliğindeki bu ifadeden sonra beklenen olmadı. Bu ifade üzerine isyan etmek ve darbe yapmak yerine, demokratik tutum sergileyerek “yeniden yargılanma dilekçesi” veren TSK, PKK’ye de örnek olmalıdır. KCK’nin de “paralel devlet yapılanması olmadığı” gerçeğine dayanarak, yeniden yargılanmayı talep etmeleri gerekiyor, “demokratik” haklarıdır. Sağlıklı Türk demokrasisi daha da güçlenecektir.

AKP, MHP, CHP’nin bir üyesi parti görüşüne ters söz eder veya davranırsa ya cezalandırılır veya ihraç edilir. PKK’nin ortak görüşü var mı? Bir örgütte her kafadan farklı bir ses çıkar mı? Bir parti içinde birbiriyle çelişen ve kimisi de nefret suçu içeren demeçler verip de bu yüzden disipline kuruluna sevk edilmeyen bu dünyada kaç örgüt üyesi vardır? Sadece PKK. Neden mi? Çünkü PKK; bağımsız ve birleşik Kurdistan devletini savunandan Türkiye’nin bekasını direten kesimlere dek, çoğu kişiyi ve grubu etkisinde tutmaya çalışır ve bu nedenle birbirine zıt da olsa verilen her demecin bir alıcısı mutlaka vardır.

Sakine Cansız’ların katledilişi, özellikle “10. Kurşun” sadece PKK üst yönetimine bir uyarı değildir, tüm Kurdistanlılara gözdağıdır. “Robozik’in hesabını sormak lazım” diyenler, 10.kurşun’un da hesabını sormalıdır. Sahi MİT ve Öcalan görüşmelerinde, 10. Kurşun başlıklı beyin fırtınası var mıydı?
PKK’nin mevcut durumu yüzünden; gerekirse Ömer Güney yapıya davet edilerek Sakinelerimiz katlettirilir, gerekirse Antep’in bombalanmasında bombacılara her türlü lojistik destek sağlanması için olanaklar sonuna kadar kullandırılır, gerekirse vs vs… Hiç biri de açıklığa kavuşturulmaz. Nasıl bir örgütse, sızan sızana! Sadece Kurdistan’ın devletleşmesini isteyenler sızamaz.

PKK’den hoşnut olamayan PKK’li arkadaşlara güvenlice Hewler’e sığınmalarını tavsiye etmekten başka bir şey aklıma gelmiyor.

Türkiye/MİT’in PKK’ye paralel devleti vaad etmesiyle KCK hiyerarşisine yol açıp, ardından cezaevlerinde mekanikleştirilmiş bu hiyerarşinin tümünü rehin tutması bir örgüt için ayrı bir deşifrasyondur, suçtur. Öcalan’ın talimatları dışına çıkacak, reddedecek, yapıdan ayrılmadan tavizsiz muhalif duran, durabilecek bir PKK/KCK/BDP’li tanıyan var mı? O halde yapıda yer alan herkes Öcalan’ın bahsettiği benzinden uzak duracaktır. Ergenekon için yeniden yargılanma yolunu tartışan AKP, aynı cemaatin işi olduğunu öne sürdükleri KCK mahkumiyetlerine seslerini çıkarmıyor. Demek ki, daha zamanı gelmedi.

Tam da bu günlerde Kurdistanlıların psikolojisini yansıtmak, tartışmak, çözümlemek gerekiyor. Kurdistanlılar evde, işte, yolda, kalabalıkta sürekli AKP’nin, Erdoğan’ın, ekonominin, cemaatin, ordunun, MİT’in başına ne geleceğini tartışıyor, ön görmeye çalışıyor! Bunlar asimile olmanın güçlü belirtileridir. Kurdistanlılar “Bize ne olacak?” sorusunu tartışmalıdır, “Biz bu süreçten nasıl karlı çıkarız?” sorusuna yoğunlaşmalıdır.
Tam da zamanıdır.

14.01.2014
Yiğit Doğan




SERBESTÎ


Bersivan / Yanıtlar :
  • 5h2cvpal - AlfredBus - 16.03.2017 - 18:42:35
  • ehxm6hcs - AlfredBus - 07.03.2017 - 00:09:43
  • 2ing4a2s - Charlestem - 06.03.2017 - 23:00:59
  • gdmejkfx - Charlestem - 26.02.2017 - 15:13:20
  • s3r6t0hh - AlfredBus - 19.01.2017 - 21:42:09
  • t4bsdmae - Eugenefut - 17.01.2017 - 08:32:57
  • m08xqoji - TracyCak - 12.01.2017 - 13:45:59
  • ibxcivwo - Michaelpoems - 08.01.2017 - 17:51:35
  • 4gb7x7pl - Eugenefut - 08.01.2017 - 14:09:03
  • 7amzgcgs - asdemiddv0n - 14.12.2016 - 14:16:16
  • g1278bpo - asdemgowpeu - 04.12.2016 - 23:35:46
  • cdjadaxa - asdemaa9oyl - 07.11.2016 - 02:14:22
  • s9isgmh0 - asdem7ig1o2 - 31.10.2016 - 11:30:09
  • 91x6mosz - asdemlpagn1 - 31.10.2016 - 04:19:31
  • s8ymptlx - asdemmlzc88 - 23.10.2016 - 10:27:46
  • 6k4zpf2k - asdem1bdzz8 - 22.10.2016 - 05:22:26
  • 1wl38nra - asdem4ys6t4 - 11.10.2016 - 20:40:16
  • xmszxuvm - asdem7nakgp - 09.10.2016 - 00:50:44
  • o2fpjttu - asdemakmtdf - 06.10.2016 - 22:58:49
  • bgrcz5rz - asdem2mp1kj - 05.10.2016 - 10:18:34
  • cbxmwy2i - asdemslfg7o - 01.10.2016 - 21:05:56
  • 9iyc3oiv - asdeml92i1p - 29.09.2016 - 21:07:36
  • jr5m3j0j - asdem269aq4 - 28.09.2016 - 07:36:12
  • 5xz1u9am - asdemprgmlf - 15.09.2016 - 17:01:41
  • 0aj01ux2 - asdemm0eza3 - 15.09.2016 - 07:34:35
  • 14hiqgpq - asdemuw6jtf - 14.09.2016 - 17:25:29
  • qk90bbk5 - asdem6m9lnp - 13.09.2016 - 18:59:48
  • cldb23j1 - asdemtxxgry - 07.09.2016 - 16:41:58
  • o9vwd4on - asdemtw2x3z - 06.09.2016 - 09:40:18
  • pbht642b - asdemzvvh35 - 31.08.2016 - 04:50:42
  • fuz7o4tw - asdemw89zqx - 29.08.2016 - 21:06:47
  • 8tq9sc8z - asdem5vj5j6 - 28.08.2016 - 14:31:00
  • 9acingaj - asdemq3r69f - 03.08.2016 - 18:09:50
  • p466q4mt - asdemycr0z9 - 03.08.2016 - 14:21:36
  • ir3u2v9k - asdem80mv0b - 29.07.2016 - 14:57:19
  • 0rng6wy9 - asdemrz8lxk - 27.07.2016 - 23:15:58
  • awh2m1lm - asdemi2ew6e - 26.07.2016 - 21:07:20
  • b4s47jn9 - asdeme0q8ev - 22.07.2016 - 03:11:29
  • a5tkev6v - asdem3ba7xd - 14.07.2016 - 08:45:57
  • gtxwrmh3 - asdemz72vs5 - 13.07.2016 - 16:14:35
  • zyypbwcd - asdem8x6zhj - 07.07.2016 - 06:07:26
  • nopazr12 - asdem4u0hon - 06.07.2016 - 23:00:59
  • 0r2t2ksf - asdemk5q8i0 - 06.07.2016 - 06:27:54
  • mwtwe754 - asdeme0c07z - 01.07.2016 - 03:29:25
  • fsowgxjx - asdem0itlmg - 20.06.2016 - 17:21:06
  • 0mpm1dzi - asdem5xhodz - 14.06.2016 - 16:58:08
  • 46feqrme - asdem6pq1mb - 11.06.2016 - 19:30:13

[ Bersivek Binivîse | Yanıt Yazınız ]  [ Forum ]  [ Nivîsên Nuh | Yeni Yazılar ]


Serbesti Web / 2003 - 2013
E-mail: serbestiyakurdistan@hotmail.com