Serbestî, mafê herî bingehîn ê mirovî ye, lê kurd jê bêpar e.


[ Bersivek Binivîse | Yanıt Yazınız ]  [ Forum ]  [ Nivîsên Nuh | Yeni Yazılar ]

Okuyan sanır ki; bir Alevi Pirî oturmuş zalime karşı savaş verenlerin direnişini anlatıyor

Nivîsevan / Yazan: Keje Elif ORHAN  
Demjmêr / Tarih: 19.07.2013  18:24:59

Okuyan sanır ki; bir Alevi Pirî oturmuş zalime karşı savaş verenlerin direnişini anlatıyor
İsmail Güner - Nurhak Romanı





Keje Elif ORHAN







Dağların hep öteki yüzü görünen yüzünden farklı olduğunu duyar, hisseder ve gerçeğe yakın tahminler yürütülür…

Bazen gizemli bir yolculuk olur ulaşmak isteyene, bazen korkuları çağrıştırır ve bazen de merak denilen duygu dörtnala koşturur taşıyanı…

Elimde Sevgili İsmail Güner’in “Dağın Öteki Yüzü/ Nurhak” adlı kitabı var…
Evirip çeviriyorum elimde hâlâ okuduklarımın etkisi odaya sinmiş durumda…

Nereden nereye yol alan uzunca bir dönemin aynası yazılan satırlar.
Diyorum ki; “İnsan yaşamı ve kocaman bir dönemin öyküsü bu. Her karesinde bir şekilde her birimizin yaşadıkları saklı.“

Kitapta; bir neslin yaşadıkları, şahit olduklarıyla bugüne taşıdıkları var…
“Nurhak dağı güneş sana doğmaz.“
Ezgisi iki neslin belki de üç neslin dilinde tekrarlanıp duruyor hâlâ…

“Dağın Öteki Yüzü / Nurhak” kitabında nelere dokunmuyor ki; Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Nurhaklarda yıldızlara yürüyen ve ismi çocuklara verilen Sinan, Ulaş ve Kadirlerin o hüzün dolu masalları.

Yazar, bilinen o masalımsı dille öyle içten anlatıyor ki, okuyan sanır ki bir Alevi Pirî oturmuş zalime karşı savaş verenlerin direnişini anlatıyor -ki tıpa tıp aynılaşmış da…

Kitap; 68 kuşağını başlatanlardan yola çıkarak 1970-80 sürecinin boyutlarını ele almış ve kuşatılmışlığın girdabındaki kaçışları, yalpalamalara kadar direnişleri capcanlı anlatıyor.

Bu yolculuk bize şunu bir iyice söylettiriyor: “Anılar insanları hayata bağlar.“

Anlatılan insan serüvenleri günümüze damgasını bir şekilde vurandır.

Bilinen olay örgüleri ve kişiler olduğunu okudukça anılara kâh isyan ediyor, kâh şaşırıyor ve kâh düşüncelere gömüyor okuyucuyu…

Ayrıca bunlarla da sınırlı kalmamış, Nurhak Dağı ve civarında o unutulmayan masal kahramanlarının serüvenlerini hafızalara kazıldığı gibi örnekleriyle anlatmış.

Onların umutlarını, yıldızlara başları dik yürüyüşlerini, geride bıraktıkları acımsı masallarını çok yalın bir dil ile bıktırmadan okuyucusuna anlatıyor…



Yazar diyor ki, önsözünde ve içeriğindeki yolculuğundan;

“Köklerimizin ardılıyız biz.

Yüzüm hep Nurhak Dağları’na dönük yaşadım. Güneşin doğusundan gelip batısında aradım geçmişimi. Ne insanlar gördüm orada, duygusuz ve anlamsız bir dünyevi yaşam içinde.
Yürek burkan ne çok hikâyeler dinledim, dili yok olan, renkleri kaybolan…

Ruhu yorgun bir yolcuyum. Avrupa’dan güneş ülkesine koşuyor ayaklarım. Gölgem Anadolu’ya değiyor. Köklerinize dönüp bakın, yaşam otu köklerimizin olduğu bu yerdedir…”

Nurhak Dağı civarında yaşananların son birkaç yüz yıllık yaşam serüvenlerinde insanların yaşadıklarının özeti.

Ve bölgedeki insanları-toplumu dönüştürmek adına yola çıkan devrimci ideolojinin yaşattıkları umut ve bıraktıkları kırılmaları neden-niçinleriyle yalın bir dil ile anlatan bir roman…

Yazılanların hemen hemen tümü yakın geçmişin tarihi, isimler aşina, olaylar bilinen, kişiler üzerine yaratılan kırılmaları yazar yaşayarak, tanık olarak ve yöreyi iyi bilen biri olarak usulca anlatıyor.

Anlattıklarıyla okuyucuyu bıktırmadan heyecanla bir diğer serüvene doğru yolculuğa çıkarıyor…

Kitap bitince artık “Nurhak dağın öteki yüzü“ öyle bir aşina oluyor ki roman kahramanları günlük yaşamın her bir anında rastladığımız birinin siluetinde karşımıza çıkıyor…

Nurhak Dağın Diğer Yüzü her birimizin hayatında bir kesiti yüzümüze karşı çağırıyor. Orada tutulan aynada önce kendimizi, yöremizdekini ve gideni kalanıyla artık sorgulamadan yalnızca sessizce bakıyoruz…

Sonra bir yerinde mi yoksa kitap bitince mi, bir soru yayılıyor orta yere “Ne yaman çelişkiler var, yaman bir çığlık gizli“ denilir.

Son yarım yüzyılda yaşadığımız coğrafyaya damgasını vuran gelişmeler, insanların yaşamları ve devrimci örgütlerin getiri ve götürüsünü güzel, anlaşılır, süslü, dolambaçlı yollara girmeden anlatıyor, tarihi bir roman niteliğinde…

Romanda olmayan, yaşanmayan yok gibi.
Tümü de yaşanmış bir şekilde ve o coğrafya da yaşananlar bir gerçek.

Okuyucuyu sürükleyecek şekilde anlatılmış.

Yazarı yürekten kutladığımı özellikle belirteyim…

Bu kitapta emek var ve Nurhak, Elbistan diyarın güzel bir tasviri.

Ayrıca yöre halkının olaylar karşısındaki duruşu, devrimci örgütlere kapısını sonuna kadar açtığını bir kez daha okuyoruz ve şahidi olduğumuzu bize teyit ettiriyor İsmail Güner…

Sevgili dostum İsmail Güner ellerine sağlık, yüreğine ve kalemine sağlık…
Dapîramın Keje’nin duasını sizin içinde geçerli olduğunu biliyorum.

Xızır yolunu açık etsin!

Keje Elif ORHAN
12 Temmuz 2013, Cuma

http://www.nurhakisikplatformu.com/?p=2353

Bersivan / Yanıtlar :

[ Bersivek Binivîse | Yanıt Yazınız ]  [ Forum ]  [ Nivîsên Nuh | Yeni Yazılar ]


Serbesti Web / 2003 - 2013
E-mail: serbestiyakurdistan@hotmail.com